Cuma, Nisan 30, 2010

1a

Eskiden tadını bile almadan şişeleri devirirdim. Şimdi ilk yudumda şişkinlik veriyor. Zaten tadını da sevmez oldum.
Ne tuhaf tadmazken tadından hoşnut olup, tattığında tadından hoşluk duymamak..
Böyle işte.., bi adamı sevip tanımamak adı geçtiğinde suratında ablak bi gülümseme belirlemesi.. Sonrasında eğer şanslıysan-ki o nasıl bii şanssa-tanıdıkça adamın gizemli gelmesi ve adını anımsadığında; gülümsemenin yerine buruk bi bakış ve de ağlamak üzereymiş gibi dudağın hafif kıvrıldığı bi tebessüm sergilemek..
Ağladıkça, ağlamak istedikçe sana daha çok ihtiyacım olduğunu hiseddiyorum be adam, derdim şimdi beni dinleseydi.

Adam sen de

-modern zamanlarda kürdan mı kaldı?

Çarşamba, Nisan 28, 2010

Belki kırılması gereken kalbi değil pencereleriydi.
'bazı yaralar; yardandır' dedi adam 'bazıları sıradan.'

Salı, Nisan 27, 2010

çok sigarasadım.
bu ilişkiye son vermem gerek, oysa.
Kendine geleceksen, gelme daha karnım tok.
yaşlar süzülüyordu gözlerinden avuç içlerine..

sokaklar tekin değil.

kafası karışık ve hüzünlü biri yolda yürürken kafasının içindekilerin hep beraber konuşmasıyla ne onları anlayabilir ne dışarda gerçek dünyada çalan kornaları duyabilir, desem.