Pazar, Ocak 16, 2011

-bende çok güzelsin.

en güzel olanın ötesinde..

Perşembe, Ocak 13, 2011

nasıl ağladığımı görse inançlarına olan güvenini de kaybeceğinden korkuyorum..

, insanların başka başka dünyalara sahip olduğu gerçeğini özüne bildirmek..
haddinin kıymetini bana bildirmekten vazgeçmesini sağlamak.. elimde tutabileceğim yetenekler bunlar olsaydı ben yine de üşenirdim..

kusuyorum.

genellemelere sığdıramayacağım bir adam olduğunu sanardım. ruhumda parça parça bıraktığı derinlikleriyle ezerdim olası durgunlukları. duralı çok uzun bir süre oldu yitirdim tüm enerjimi daha az çok uzun bir süre önce..
durgundum, yorgundum.. hala parça parça dağınıklıklarımla başedebileceğimi zannediyorum. masada bıraktığım ekmek içleri gibi ufalandığımı hissediyorum.. benden gizli gizli oluyor her şey ya da ben öyle sanıyorum. çünkü olan 'hiçbir şey'le gelip geçiyor zaman.. yok yok, olsa olsa benden gizliyorlardır böylesine durgunluk benden başka kimsenin katlanabileceği bir şey değil. geldiğin ve gittiğin zamanlarda yitirdim heyecanlarımı. avuç içlerimi terleten sevgimi hırpaladın, gizlice kendinden gizlice.. benim gördüğümün ötesinde sen de sıradandın, bunu sen, rahatlıkla sokabilirsin beni, dediğinde o gözle görünür şekilde kaçtığım genellemelere.. korkularıma rağmen kavrayamadım.. normal olduğunu zanneden bir adamı normal olmayan boyutlarda ve tavırlarda seviyorum, diye düşündüm.
şimdi.., hayır bir süredir ne kadar normal olduğunu kavramaya çalışıyorum.. tüm normal olduğunu sandığın o tuhaf normalliklerin olur olmaz zamanlarda önüme yığılıyor, beni zorluyor.. bütün tuhaf-normal davranışların seni çok acaip özletiyor ve ben özlemekten sıkılıp yoruluyorum. şimdilik.., hayır bir süredir; tuhaf-normal bir adam olduğunu bilebildim, biliyorum.. avuç içlerimi terleten ne kadar normal-tuhaf bir adammışsın sen..
söylediğin çok tuhaf-normal bir laf günün içinde önüme dikiliyor, içim buruk kovalıyorum ardısıra sonrasını, sonralarını.. bir bir kendime kızıyorum, ne diye içinden geçmesine izin veriyorsun da ağzıma sıçıyorsun hiç olmak istemediğim yerlerde katlanmam gereken başka tuhaf-normallikler yokmuş gibi..
keskin kokulu mumlara benziyorum, eriyorum apaçık insanların gözüne gözüne sokuyorum yokoluşumu.. üflesen acım dinecek, üflemiyorsun..
ne olduysa içime çöktün
ve ben yok oldum..
sonsuz oldun,
doldun gözlerime
ellerini çektiğinde
üzerimden.