Çarşamba, Eylül 19, 2012

şehirdeki-

iki seneye yakin bi süre önce istanbul'dan iğreniyorum, sevmiyorum bu şehri gitmem lazım ama ya şehirdekiler ya şehirdekii?? diye söyleniyordum.
ve hatta şehirdekilerin arasında o da olduğunda bir anda şehirdekilerin önemi kalmıyor şehirdekini n'apıcaz' derdim. şehirdekiler bi anda benim için sadece bir adam oluyordu. şimdi o adam yok, şehirdeki yok. şehirdekiler de anlamsız şehirdekileri de içime şehirdeki bir adam, o adam salıveriyormuş ve sonunda eşyalar toplanmış iki gün sonra gidiyorum dilediğim gibi..

şehirdeki şehirde belirsizlikler iğrenç bi sonla netleşti. içimdekiyle gidiyorum sadece, içimle..

Çarşamba, Eylül 12, 2012

“Seni görmek istiyordum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmağa devam edebilir. Sen anlamazsın tabii. Anlamak için, insanın bazı eksik yönleri olmalı.”

Salı, Eylül 11, 2012

ruhumun diplerinde delikler olmalı; sızıntı var. içimin bu kadar çok gidip gelmesi, her şeyin erimesi..
ve suskun

ve boş

ve kör

Pazartesi, Eylül 03, 2012