Cuma, Şubat 28, 2014

bazen sarhoş olyp aklımı dondurduğum doğrudur. 
tehehe .muç
ebleh olabilirim ya da zıvanadan çıkabilirim. num

Perşembe, Şubat 20, 2014

sorry or please

üzülmüyormuşum meğerse ben mk. elbette sonsuza kadar mutlu yaşa...' abi dur napıyosun :)

balodan önce 
gün dönümü
gece
sabahın köründe 

"dalga geçmeyi bırak. öpüşmelerini engellemeliyiz!"
 ızdırabın büyüğü küçüğü olur, sofranın da. çiçek de diken de aynı toprağın ürünü. müslüm gürses'in ölümüne peçete kaldırıp rakı içmelerim oluyor bazıan.
..halbuki bazıları gerçekten ızdırap çekiyor." night on earth


içim ürperiyor, nerdesin be nerde! ((mecazen
arıza olmaya mecbur insanlar var. dert olmak zorunda insanlar var. KENDİNE BİLE DERT insanlar! elbette o insanların da beraber güldüğü kimseler var. hepsi mecburiyet. kimse suçlu değil.



artık seni sevmiyorum'dan daha ağır cümleler var bu hayatta.

"artık seni anlamıyorum"


Pazar, Şubat 16, 2014

depression

no food 
no orgasm
no cry
no hang out
nobody

fuck friends
fuck family
fuck old people
fuck young people
fuck clubs
fuck bars
fuck everybody
fuck everything

i fuck you anyway
iç sesim o kadar yüksek ki bazen birisi benimle konuşuyo sanıp paranoyaya kapılıyorumm. 
--duymak istemiyorum.


tam şöylee
akıllısı delisi
 

çevremizdeki en kötü insan kendimiz

-devam et

Perşembe, Şubat 13, 2014

hayatının perdesini görmek için ölmeye gerek yok.
çiçek açmak için baharın gelmesine gerek yok. derdini anlatmak için beklemene gerek yok. aromaları özleyip, koklamak için bi' kadınla tanışamana gerek yok. şarkının ortasında bi sigara ve bi mum yak.

mumu al salonun en ortasında yak. ateşi görüyor musun? şarkıyı kaçırıyorsun ama...
hüzünlenmeyi de salonun en ortasında bırak ama fazla uzatma, işlerine yetiş; güne yetiş.. aromalar aslında biraz da sokaklarda, sabahlarda gizli.. gecenin sonunda bazen başında.. ben orada olacağım. senin yanında senin uzağında...

Perşembe, Şubat 06, 2014

bir şeyler sürmeye devam edicek..
söylerkenn her şeyi
içimize gömdüğümüz sevecenliklerle hayatı bulup, karışacak
dünün içine bırakıp hislerinle koştuğun kucaklar değişecek.. tuttuğun eller değişecek.. hiç ellerini göremieyeceksinn. ağır bi yerden bakıp karartıcaksın gözlerini, gözlerin yanlış yerlerde dolaşacak. hiçbi' şeyin yok yere olmadığını kendin bile anlayabilirsin, içerde.
bazen  masmavi gökyüzü görüşünü bulandırıp, gözlerini sulandırıcak. beklediğin yerden uzaklaşmayı diliyeceksin.
sıcak bi varoluşun
varoluşunun sıcaklığı
seni içime doldurmak istiyorum. sen döönmediğin yollarda gizlisin
avuçlarımı öpüyor gece

Salı, Şubat 04, 2014

LAN BİZ SIKINTIDAN ÇİLEK ÇALMIŞTIK............

Cumartesi, Şubat 01, 2014

3+1 evsendrommu.

norveç manzaralı odamda mathilda'yı düşünüyorum.

abi cidden norveç manzaralı. şaka tatlım gerçek şu ki; şaka işte tatlım. seni sevdiğim yerimden gülüyorum arasıra. abi cümlelerimi anlamıyorum. çok yazık. kayış gibi oldu. aha bunu da anlamadım ;) yaa çok seviyroum. hep çalan şarkılar yüzünden olucak.

norveç manzaralı odamda mexico'yu hayal ediyorum. tabi ki hayal edicem. iki hayal edicem. inan ben de anlamıyorum. içimden bir ses mathilda mexico'da beni düşleyor. içimd
beni öptüğünlü şarkılar dinliyorum. sabah olsun. fazla kinetik enerjiden uyuyamıyorum. çok yorulmuşken üzerime gelmeye başlayabilir. saat 4 olmasaydı dinnlediğim şarkıları başka türlü anlardınız biliyorum amk. saatin 4 olduğunu düşünemeyen tarafımla dinliyorum ben oysa. koluma batıyor koltuk.
doğrulduğum yerlerden anlaşılmıyor. bazen çok kafaya ttakıyorsun. siktiğimin türkçesi fazla mecazi amk. benim suçum yok. türkçemi çevirmem gerektiği zamanlar kafam atıyor.

ŞİMDİ ELİNİ ÇENENİN ALTINA KOYAR MISIN LÜTFEN, HAYIR SADECE ELİNİ ÇENENİN ALTINA GÖTÜRÜR MÜSÜN LÜTFEN
SENİ SEVİYORUM
tabi ki elini çenenin altına koymalısın. hayat düşüncesiz olmak için fazla tekdüze. düşünceli zamanlara ihtiyacın var amk. beni anladın.
şimdi de işaret parmağınla tahtaya vur üç kere. tahtalım. ah kara tahtalım. ellerini ver bu gece. bu gece ellerine kimin ihtiyacı olduğunnu biliyor musun, kimlerin. elleri biri tarafından istenmeyen birileri cidden var şu dünyada. belki anneleri falan ölmüştür belki de ölmemiş. ama var di mi? orda bi anlaşalım. mesela ben bir kişinin değil birilerinin ellerine yoğun bir arzu beslediğimi farkedebilirim birazdan. elleriniz canım, güzel ellerinizi keşke verebilseydiniz bana" diyebilirim, birazdan.  düşünürken bile gülümsedim ellerinizi.
SİZİ SEVİYORUM, teşekkürler.

kayış gibi işte. neyse ellerini ver. ellerini uzat. ellerini uzattığını düşün. sevmediğin insanları atlamaya kalkma sakın. hem nasıl sadece ellerini isteyen birini sevmeyebilirsin, sadece istediği ellerin olmasa bile..tam orayı tabi ki atlayabilirsin. ellerin birileri için çok güzelken, ellerini uzattığını düşün. yeter..

bu kadar yorulmasaydım
takatim olsaydı

abi çok güzel şarkılar.. enden bu kadar optimist olduğumu inan, anlamıyorum. cümlelerimi inan anlamıyorum. iyi ki tam şuan çıkıp anlamak da istemiyor ya da bigün çıkıp anlamadığını dile getirmiycek; resmen şanslıyım.

suratımddaki aptal gülümsemeye bir çiş molası kadar yakınzağım.

mutluluk ve biz. işte bu biz o kadar çok insan ki.. öyle diliyorum :)

abla yakmış galiba. hayata başladığım ilk yedi yılım çok iyimserdi, neşe saçtım. sonra noldu bilmiyorum, sıçtım; sıçmışım. hep değil hep yapmadım ama öyle oldu, yani. belki bi şeyleri ciddiye aldım, ciddiye almaya başladım diyedir. bi onbir sene kadar da ciddiyeti bırakamadım sanırım. son iki seneye aşkındır da, ciddiyeti yaban ellere bıraktım olacak yine bi curcunadayım. bozmasın.

keşke uyuyabildiğim zamanlar daha çok olsa. uyumak için uyuyakalmam gerektiği zamanlarıı yaşamak istemiyorum. abi şarkılar bozdu şuan gliba. değiştir, değiştir, değ..............






yaş 15.

mervenin bi takım tasvirine ait
bulduğuma sevindim

tuhaf bi şekilde yer yer optimist yer yer yıkıcı mı ne

u yazıcaklarımı) 11 Ekim'i 12 Ekim'e bağlayan pazar gecesinde yazıyorum.. düşünmek için sessiz bi ortam yerine kafamda dönücek olan soruların yanında, kulağımda güzel bikaç parça

hmmm. bazen kişiliksiz olmayı tercih etsem de (ki bunun her zaman olabilmesini isterdim) yerli yersiz bazı kimliklerim var elbet.

tek bşına merve'den başlayalım önce şuan olduğu gibi.

-KAFAsında türlü türlü şeyler döndüğü kesin.
-baz'en;
 daha az ışık ve karanlık için, gecenin sesine,
 güzel bi şarkının sesine,
 daha fazla yalnızlık için, (ki bu soğuk zamanlarda olur) dalgaların sesine,
 aydınlık için, güneşin güzelliğine,
 biraz hüzün veya kutsallık adına yağmur  damlalarının güzelliğinde bir yürüyüşe,
 uykunun dinginliğine,
 ağlamanın huzursuz edici ritüeline ya da huzur verici arınmasına,
 bi başka bazense şiirsel, kurgusal, vampirsel, siyasal, toplumsal, ruhsal, dönemsel, kuşaksal yönlü satırlara yönlenir, merve.
-bazense öylesine b


talep eden psikiyatra yazılmış olmalı. oky. kıps

ÇOK HAVALI

OHA EV ARKADAŞIM İLK ZENCİYE VERMİŞ!!!